Selim Yörük 27 Haz 2024

Ana Fikir #17

Ana Fikir #17

Yapay Zekayı Günlük İş Yapış Şeklimize Nasıl Entegre Ederiz?

Yapay zeka ve getireceği devrimden sürekli bahsediyoruz, ancak çoğumuz yapay zeka araçlarını günlük hayatımıza entegre edebilmiş değiliz.

Birkaç yenilik görüp şaşırıyoruz, ama iş yapmaya geldiğinde yine eski düzenimize devam ediyoruz.

Oysa keşfettiğimiz araç-gereçlerle işimizi hızlandıracak ve kalitesini artıracak yapay zeka destekli bir iş yapış şekline ihtiyacımız var.

Ben günlük hayatımda yapay zeka araçlarından inanılmaz fayda sağlıyorum. Bunu nasıl yaptığımı soranlara basitçe şöyle açıklayabilirim:

1. Akıl Al (Müdürüm, Mentörüm)

Yapay zekayı, tüm insanlığın bilgisine sahip bir mentör olarak kullanıyorum. Bilgiye hızlıca ulaşmak ve karmaşık sorunları çözmek için yapay zekadan faydalanıyorum. Örneğin, ChatGPT gibi dil modelleri sayesinde karmaşık iş süreçlerim hakkında hızlıca bilgi edinebiliyor, stratejik kararlarımı desteklemek için detaylı analizler yapabiliyorum.

Örnek:

  • ChatGPT: Yeni bir iş stratejisi oluştururken, farklı senaryoları değerlendirip en uygun çözümleri belirlemede yardımcı oluyor. Örneğin, pazarlama kampanyaları için etkili stratejiler geliştirmek veya ürün geliştirme süreçlerinde yenilikçi fikirler bulmak gibi.

2. Delege Et (Yeni Mezun İş Arkadaşım)

Yapay zekayı, angarya işlerimi hızlıca yaptırdığım, bana zaman kazandıran bir asistan olarak kullanıyorum. Bu, veri analizi, raporlama, müşteri hizmetleri gibi tekrar eden ve zaman alıcı görevleri otomatikleştirmek anlamına geliyor.

Örnek:

  • ChatGPT: Bir ürüncü olarak, yazılım geliştirici arkadaşların süreçlerini kolaylaştıracak birçok ürün ve özellik brief’i yazıyorum. Buna benzer işler için birkaç bullet point yazdığım öz bilgiden unit testler, kullanıcı akışları, dikkat edilmesi gereken noktalar gibi dökümante ettiğim agent’larım var. %100 doğru içerik oluşmuyor, kontrol etmek, düzeltmek gerekiyor ama 2 günde yapacağım iş 2 saate düşüyor bu sayede.

  • Zapier: Farklı uygulamalar arasında otomatik iş akışları oluşturarak, veri entegrasyonu ve senkronizasyonu sağlıyorum. Bu sayede manuel veri girişi ve hataları minimize ediyorum.

Aslında gördüğünüz gibi yapay zekayı iş arkadaşım gibi konumluyorum ve gerisi geliyor.

Normal hayatımızda da olduğu gibi gerek mentörümüzden, müdürümüzden ya da yeni mezun iş arkadaşımızdan gelen tavsiyeleri kendi süzgecimizden geçirdiğimiz gibi yapay zeka için de bu süreç geçerli.

Bu mantıkla hazırlanmış Staf.ai isminde bir site var. Buradaki örnekleri, araç-gereçleri incelerseniz, demek istediğimi daha iyi aktarabilmiş olacağım. Bunun dışında Simplified.ai’a da göz atmanızı isterim.

Yapılacak işlere göre sınıflandırılmış yapay zeka ara-gereçlerine de şuradan ulaşabilirsiniz.

Sonuçta hepimizin günlük işlerinde yaptıkları sektörden ve pozisyondan dolayı çok farklı ama temel mantığı oturtunca kendi işinize gelen çözümü kolaylıkla bulabiliyorsunuz.


Dikkat: Yaptığınız İşin Değeri Azalıyor

Son yıllarda teknolojik gelişmeler iş gücü piyasasında önemli değişikliklere neden oldu. Bu süreçte, bazı demografik gruplar daha fazla etkilendi. Görselde yer alan grafik, 1980-2016 yılları arasında saatlik ücretlerdeki değişimleri ve görevlerin teknoloji tarafından ne kadar devralındığını gösteriyor.

Görevlerin teknoloji tarafından devralınma oranı arttıkça, özellikle lise mezunu ve bazı kolej eğitimi almış olanların ücretlerinde düşüş gözlemleniyor. Bu, teknolojinin düşük vasıflı işçileri daha fazla etkilediğini ortaya koyuyor.

1970'lerdeki benzer bir değişim ise farklı bir tablo çiziyor. O dönemde teknolojik değişimin etkisi daha sınırlıydı ve eğitim seviyesine bağlı ücret artışları daha belirgindi.

Bu veriler, iş dünyasında teknolojinin etkisiyle yaşanan dönüşümün adaletsiz ücret dağılımını nasıl artırdığını ve gelecekte bu dengesizliğin daha da derinleşebileceğini gösteriyor. Çalışanlar ve işverenler olarak, bu değişimlere adapte olmak ve yeni beceriler geliştirmek kritik önem taşıyor.

Daron Acemoğlu’nun, yapay zekanın iş hayatına yansımaları ile ilgili düşüncelerinin özetini “Can we have pro-worker AI?” başlıklı bir saatlik ILO sunumunda izleyebilirsiniz.


“Goy goy” İçinde Boğuluyoruz…

Yabancı bir makalede rastlamıştım yukarıdaki araştırmaya. Birçok atıf almıştı. Daron Acemoğlu ismini görmek önce beni — ülkemizden çıkan bir insan olarak — gururlandırdı. Sonra da üzdü.

Üzülmemin sebebi şu; Biz neden bu tür kaliteli insanları ve onların çıktılarına yabancı kaynaklarda rastlıyoruz. Neden Türkçe bir kaynak bu tür dünya çapında insanlarımızı takip edip ürettiklerini yaymıyor. Ya da tek tük yaymaya çalışanların sesleri cılız kalıyor anlamakta zorlanıyorum.

Geçtiğimiz hafta şirketin evrak işleri için saat 5:30’da kalkıp 3 saat yoldan sonra İzmir’e vardım. Niyetim işimi halledip hemen geri dönmekti.

İşimi hallettikten sonra İzmir’den ayrılmadan hemen önce, sıcaktan bunalınca arkadaşımla Basmane’deki bir çay ocağında mola vermek istedik. Gördüğüm tablo beni acayip sarstı.

Sıradan bir cuma günü, öğleden sonra, onlarca kişi arka arkaya oturmuş 1990lardan kalma bir Türk filmi izliyor. Neden? Yok mu daha iyi yapılacak bir şey? Öyle yaşlı, emekli insanlar da değil. Genç, yirmilerinde, otuzlarında insanlar…

Sonra o hepsinin izlediği, film gibi 90lardan kalma televizyon bozuldu. Hepsi kalktı, yan taraftaki diğer çay ocağının televizyonunu izlemeye geçtiler… İnanılacak gibi değil.

Sanırım tüketmek için peşinden koştuğumuz içerik tiplerinde sorun var bizim. Goy goy, futbol, magazin, nerede işe yaramaz içerik varsa kilitleniyoruz. Zamanımız bu kadar mı kıymetsiz bizim!?

Bu kadar kakafoni arasında da Daron Acemoğlu gibilerin ürettikleri kaynayıp gidiyor. Kıymetini yabancılar biliyor…

Burada tanışanlar için, Daron Acemoğlu, ekonomi ve politika alanında çığır açan çalışmalarıyla tanınan biri. Özellikle kurduğu kuram ve yaptığı araştırmalar, toplumların neden bazıları zenginken bazılarının yoksul olduğunu anlamamıza yardımcı oldu. Kitapları; “Ulusların Düşüşü”, “Dar Koridor” gerçekten her Türk vatandaşının ülkesini ve geleceğini anlaması için okuması gereken eserler.

Acemoğlu'nun çalışmaları, sadece akademik çevrelerde değil, dünya liderlerinin politika oluşturma süreçlerinde de büyük etki yaratmış durumda. Örneğin, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği üzerine yaptığı araştırmalar, birçok ülkenin politika yapıcıları tarafından dikkate alınıyor. Ayrıca, demokrasi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi anlamamıza yardımcı olan çalışmaları da son derece önemli.


Daron Acemoğlu'nun Ana Fikir'i 💡

İster Kuzey Kore, Sierra Leone, Mısır veya Zimbabve olsun, yoksul ülkelerin yoksul kalmalarının nedeni hep aynı. İngiltere ya da Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin zenginleşmesinin nedeni de aynı. Zenginleştiler çünkü, bu ülkelerin vatandaşları, gücü elinde bulunduran ve kontrol eden seçkinleri devirdiler. Sonrasında, siyasi hakların çok daha geniş bir şekilde dağıtıldığı, hükümetin vatandaşlara karşı hesap verebilir ve duyarlı olduğu, halkın büyük çoğunluğunun ekonomik fırsatlardan yararlanabileceği bir toplum yarattılar

Sıradaki yazılar