Selim Yörük 25 Tem 2024

Ana Fikir #21

Ana Fikir #21
🧙‍♂️ İPUÇLARI VE PÜF NOKTALARI

45 Yıllık Çorbadan Pazarlama Dersleri

Geceleri size de şöyle bir yorgunluk çöküyor mu; Şirketinizi daha iyi pazarlama, ürünlerinizi daha çok satma adına sürekli yeni şeyler denemek zorunda olduğunuzun farkına varıp, hiç yaratıcı fikrinizin olmadığı gerçeğiyle karşılaşma hissinden bahsediyorum.

Son trendler ve yaratıcı pazarlama planlarını şimdi bir kenara bırakalım. Tayland'da 45 yılı aşkın süredir aynı çorbayı satarak dünyaca ünlü bir çekim noktası haline gelmiş bir restorana bakalım; Wattana Panich.

Bangkok'taki bu efsanevi mekan, insanların kilometrelerce yol kat ederek denemek için can attığı bir dana eti noodle çorbası satıyor.

Peki, gizli tarifleri ya da kullandıkları malzemeler ne sizce?

İnanması zor ama, sırrı çorbanın kaynadığı kazan.

Evet yanlış duymadınız, kazan.

Neredeyse yarım yüzyıldır aynı kazanda bu çorbayı pişiriyorlar. Burnunuza garip kokular gelmeye başlamadan önce biraz daha detay vereyim.

Öncelikle kazan her gün temizleniyor tabiki. Ama temizlemeden önce, kazanın dibindeki çorbadan bir miktar alıp ayırıyorlar.

Sonraki günün çorbasını hazırlamadan önce, ayırdıkları önceki günün çorbasını baz olarak kazana döküyorlar. Yeni günün çorbası bambaşka malzemelerden oluşuyor. Ve düşünün bunu 45 yıldır her gün yapıyorlar.

Bildiğimiz et suyunun, basit bir pilavı bile ne kadar lezzetlendirdiğini düşünün ve bu 45 yıldır binbir lezzetin karışımıyla, yavaş yavaş pişen bu çorbanın tadında yakalayacağınız benzersiz derinliği bir hayal edin.

Bu hikayenin asıl özeti şu: Pazarlama taktiklerini vs unutun. Kendi hikayeniz, gözden kaçırmış olabileceğiniz bir altın madeni olabilir.

İnsanlar otantikliğe ve özellikle de nesilden nesile aktarılan iyi bir hikayeye açlar. Kendinize ait gerçek bir hikaye, ürün ya da firmanıza, süslü sloganların ve janjanlı ambalajların asla veremeyeceği bir güven ve değerli miras katmanı ekler.

Durup bir düşünmekte fayda var. Siz işinizi rastgele kurmadınız. Onun size özgü samimi, gerçek bir hikayesi var. Bazen aynı şeyi uzun süre boyunca yapıyor olmanın kendisi bir üründür ve en etkili pazarlama malzemesidir.

Orijinal olmanın tek yolu, acayip akıllıca bir şey yapmaktan geçmez, bazen de aklınıza gelen en pratik yolun sunulma biçimi etkiyi yaratır.

Ve insanlar, nesilden nesile aktarılan hikayelere bayılırlar.

Bir dahaki sefere müşterileri cezbetmenin yollarını düşünürken, kendi geçmişinizin gücünü bir keşfe çıkın derim;

  • Hikayenizi web sitenizde ve sosyal medyada paylaşın. İnsanlara nasıl başladığınızı, sizi neyin motive ettiğini ve önemsediğiniz değerleri gösterin.

  • Hikayenizi yerel medyada öne çıkarın. Birçok yayın, yerel işletmelerin arkasındaki kalbi ve ruhu vurgulamayı sever.

  • Müşterilerinizin işletmenizle ilgili kendi hikayelerini paylaşmalarını teşvik eden yarışmalar veya promosyonlar düzenleyebilirsiniz.

  • Uzmanlığınızı ve işinize olan saygınızı sergileyebileceğiniz etkinlikler ya da atölyeler düzenleyip, müşterilerinizi davet edebilirsiniz.

Hikayenizi paylaşarak, sadece ürününüzü veya hizmetinizi pazarlamıyorsunuz; müşterilerinizle bir bağlantı kuruyorsunuz. Onları daha büyük bir şeyin, zengin bir geçmişi ve umut vadeden bir geleceği olan bir şeyin parçası olmaya davet ediyorsunuz.


📱 ŞAHANE ÜRÜNLER & SERVISLER

Kod Bilmeyi Gerektirmeyen İş-Akışı Otomasyonu Platformları

Önceki sayılarda birçok kez iş hayatınızı kolaylaştıracak yapay zeka destekli ürünleri servisleri listeledim. Bazen bu servisleri akılda tutmak bile bir mesele. Hangisiydi ne işe yarıyordu vs…

Çoğu zaman “Aaa çok iyiymiş. Vaktim olduğunda bi denerim” diyoruz ve orada kalıyor.

Şimdi bu bahaneye de sığınamayacağınız 3 tane platformdan bahsedeceğim. Bunlardan herhangi birini kullanarak, kendi özel ihtiyacınıza göre yapay zeka destekli bir iş çözümü oluşturabilirsiniz. Çekinmeyin, kod vs bilmenize de gerek yok.

Gumloop, kodlama deneyimi gerektirmeden kullanıcıların görevleri otomatikleştirmelerini sağlayan bir yapay zeka otomasyonu servisi.

  • Kullanıcılar önceden oluşturulmuş iş-kalıplarını sürükleyip bırakarak iş akışları oluşturabilirler.

  • Bu iş akışları, websitelerinden bilgi çekme, veri analizi ve içerik oluşturma gibi çeşitli görevleri otomatikleştirmek için kullanılabilir.

  • Birçok popüler platformla entegre olabiliyor.

Scade.pro, kullanıcıların farklı yapay zeka modellerini projelerine entegre etmelerini sağlayan bir platform.

  • Kullanıma hazır birçok iş-kalıbı var

  • Birçok şeyin performansını takip edebileceğiniz yapılar kurabilirsiniz

  • 1500'den fazla yapay zeka modelinden oluşan bir kütüphanesi var

NexusGPT, özel yapay zeka ajanları oluşturmak için kullanılabilen bir araç.

  • Tekrar eden görevleri otomatikleştirebilirsiniz

  • Mevcut uygulamalarla entegre olabilir

  • Ayrıca önceden hazırlanmış ajanları, kendi ihtiyaçlarınıza göre özelleştirebilirsiniz


📊 TRENDLER, ARAŞTIRMALAR VE RAPORLAR

Yapay Zeka Okurları Kaçırıyor Mu?

Hiç sevdiğiniz bir blogda ya da websitesinde gezinirken, harika bir makaleye rastlayıp hevesle okurken bir anda “Bu içerik yapay zeka tarafından yazılmıştır” ibaresiyle hevesiniz kursağınızda kaldı mı?

Okuyucu olarak buna rastlamak aslında pek önemli bir konu değil, bir sonraki makaleye geçersin ama yapay zekanın nimetlerinden yararlanmaya aşık ürün yöneticileri, pazarlamacılar için burada aslında alınması gereken bir ders var.

Dünyaca ünlü pazarlama gurusu, bazılarının da “sıksa Hinti” diye tanımladığı Neil Patel, bu “Yapay zeka yazdı” damgasının içeriğe ne kadar zarar verdiğini sayısal olarak ölçmek istemiş.

Patel'in ekibi sinsi bir deney yapmış. Gerçek, canlı insanlar tarafından yazılmış normal bir makaleyi alıp, başlarına farklı uyarılar yapıştırmışlar.

  • Bazıları herhangi bir uyarı görmemiş.

  • Bazı okuyucular “Bu makale yapay zeka tarafından yazılmıştır” ifadesini görmüş.

  • Diğerleri de “Bu makale yapay zeka tarafından yazılmıştır, ancak bir insan tarafından düzenlenmiştir" ifadesini görmüşler.

Bu uyarıların, insanların makaleye gösterdikleri ilgiyi yani harcadıkları zamanı değiştirmiş mi ölçmüşler.

Sonuç?

Tabii ki değiştirmiş.

Image

Grafikte gördüğünüz gibi “Yapay zeka yazdı” uyarısı içeren makaleler ciddi derecede daha az ilgi uyandırdı.

Peki, bu, pazarlama ateşini harlamak için, yapay zekanın nimetlerinden yararlanarak makaleler, bültenler yazan sen ben için ne anlama geliyor?

Ders açık: İnsan dokunuşunun gücünü hafife almamak lazım.

İnsanlar gerçek hikayeler, bağ kurabildikleri tavsiyeleri ve gerçek hissettiren, samimi bir ses arıyorlar.

Çok da abartmayalım, makalelerinizi yazmak için Shakespeare'i işe almamıza gerek yok. Sadece yapay zeka üzerine kendi kişiliğinizi katıp, gerçek dünya deneyimlerinizi ekleyelim. Yapay durduğunu hissettiğimiz yerleri değiştirelim ya da atalım. Bu kadar.


💡 İLHAM VEREN FIKIRLER & SÖZLER

Rahat Ettiğiniz İşkencenizi Bulun

Next Big App ile çıktığım yol nedeniyle, bu aralar hayat benim için her zamankinden daha zor.

Konfor alanımdan her çıktığımda, kendimi savunmasız, başarısız ve bazen de yorulmuş hissediyorum ama biliyorum ki bu normal. Çünkü başarmak istediklerim, çıktığım yol boyumu aşıyor ama güzel olan da bu… Daha iyi bir hayata atılmış zor adımlar…

Spordan bir sonraki gün, yırtılan kasların verdiği acı gibi. Ama o kasların yırtılması ve uzaması lazım ki, daha güçlü olabilesin.

Bu düşünceler içinde, acayip saygı duyduğum bir komedyenin sözleri geliyor;

1975'te 21 yaşındayken ne yapıyorsam şimdi de aynısını yapıyorum. Oturup fikirlerle oynuyorum. Espri malzemesi üzerinde çalışmayı bıraktığım kısacık bir an bile olmadı. Varlığımın her saniyesinde ‘Bunu bir espriye dönüştürebilir miyim?' diye düşünüyorum. Bu, her gün spor salonuna gitmek gibi bir şey. Her gün içeri girip 'Aman Tanrım... Bunu yine mi yapacağım?!' diyorsunuz ama buna rağmen egzersize başlıyor ve bitiriyorsunuz.

Bence bir insanın hayattaki en büyük nimeti, rahat ettiği işkencesini bulabilmesidir. Bu şükür ettiğiniz her şey için geçerli; evlilik, çocuklar, iş, spor... İstediğiniz yemeği yememek... Hepsi bir açıdan da işkence…

Rahat ettiğiniz işkencenizi bulun, başarılı olacaksınız.

― Jerry Seinfeld

Sıradaki yazılar