Ana Fikir #30

Yapay Zeka Başlangıç Seti: Pratik Bir Giriş
Son 30 haftadır, her hafta, aralıksız bu bülten aracılığıyla, yapay zekayı işimizde nasıl bir silaha dönüştürebiliriz üzerine odaklandım, şahane araçları, kısayolları ve stratejileri paylaştım. Ve keyifle devam edeceğim.
Ama bana sürekli gelen bir şikayetten söz etmek istiyorum.
Mazeret desem daha doğru olur.
Öncelikle size şunu söylemeliyim, bu konuyu gece gündüz araştıran biri olarak bile, bu alanın ne kadar hızlı bir şekilde geliştiğine sürekli olarak şaşıyorum.
Her yeni gün, şaşkınlık ve heyecan duyabileceğim yeni bir ürün ya da gelişimle karşılaşıyorum.
Özetle “çok geride, bilgisiz kalmış” hissi bende de var. Kendinizi hiç suçlamayın.
Ama şu cümle beni çok rahatsız ediyor;
“Senin vaktin var. Benim hem vaktim yok, hem de AI’a nereden başlarım bilmiyorum”
Emin olun, bu cümlenin arkasında yatanı anlıyorum. Dediğim gibi her şey inanılmaz hızlı ve geride kalma korkusu hepimizde var ama harekete geçmiyor olmanın geçerli bir mazereti yok bence.
Artık bu mazeretin tekrar bana gelmemesini dileyerek, bu hafta size iki kolay başlangıç taktiği önermek istiyorum;
1. Terminatör'ü Takım Arkadaşına Dönüştür:
“Dostlarınızı yakın, düşmanlarını daha yakın tut” sözünü hatırladınız mı? Yapay Zeka dünyasında bu söz “İşini tehdit eden Yapay Zeka araçlarını daha da yakın tut!" anlamına geliyor.
Ne yapalım? aiformyjob.com'a girelim ve mesleğimizi yazalım. Potansiyel olarak bizi mesleğimizden edecek Yapay Zeka araçlarının listesini alacaksınız.
Paniğe kapılmaya gerek yok.
Bu, senaryoyu tersine çevirme şansımız.
Yapay Zeka kurbanı olmak yerine ustası olmayı tercih edelim ve bu araçları öğrenerek işimizi daha verimli, daha hızlı, daha kaliteli yapmanın yollarını deneyelim.
Emin olun, yapay zekanın getirdiği imkanlar, birkaç sene içinde şu an birlikte mutlu mesut çalıştığınız o 20 kişilik takımınızı 5-6’ya indirecek. Çünkü patronlar, aynı işi sadece 5-6 kişiyle yapabilmenin peşinde. Er ya da geç bu olacak.
Sizin bir tercih yapacaksınız, küçülen ekibin kayan yıldızı olabilirsiniz ya da, verimlilik savaşından sağ kurtulan cengaverlerden biri olabilirsiniz.
Yapay Zeka iş gücümüzü yeniden şekillendirirken, uyum sağlamak sadece bir kazanım değil, bir zorunluluk malesef.
2. Sadece Yapmaya Korktuğun İşi Yaz Yeter
Her gün onlarca iş bitiriyoruz. O işlerden en çok canınızı sıkan, hiç yapmak istemediğiniz ya da çok zorladığınız işlerden birinde, işe başlamadan önce whataicandotoday.com sitesine girin ve canınızı sıkan işinizi girin.
Bu site size o işi yapay zeka ile kolaylaştıran tüm araç-gereçleri listeleyecek. Listedeki ürünleri deneyin, en çok işinizi kolaylaştıranı da sürekli o işi yaparken kullanın.
İşte artık nereden başlayacağınızı biliyorsunuz.
Önemli olan niyet. İsteyince her şeye başlanır.
Favori At Olmadan Kazanmak
Sizinle aynı işi yapan binlerce kişilik şirketlere karşı yeldeğirmenleriyle savaşan Don Kişot gibi hissettiğiniz olmuştur.
Rekabet altında ezildiğiniz, eli kolu bağlı ve minicik hissettiğiniz o zor anlar…
Gelin şimdi biraz olaya tersten bakalım.
Çoğu zaman at yarışında yarışı favori gösterilen atlar kazanır, evet. Ama bazen de bir şey olur, düldül denilen atlardan biri kazanır.
Bire on verir.
At yarışı bir nevi kumardır, ne etkileyen tüm koşulları hesaplayabilirsin ne de kontrol edebilirsin.
Bazen iş hayatı da at yarışı gibidir.
Mobil bankacılıkta dünya çağında en iyi iki ülke hangisi desem, ilk hangi ülkeler aklınıza gelir?
Amerika, Japonya, İngiltere, Almanya…
Yok onlar değil.
Türkiye ve Nijerya.

Şimdi bu iki ülke yukarıda saydığımız favori atlardan çok daha “düldül”ler, kabul. Ama bazen büyük imkansızlıklar da başarının yolunu açıyor.
Zaruri başarı.
Başarıya ulaşmanın ana nedenlerinin çoğu zaman olumlu bir farkın yarattığını varsayarız. Ama —bu örnekte olduğu gibi— her zaman öyle değil;
-
Altyapı Sorunları: Kırsal alanlarda, geleneksel banka şubeleri işletmek çok zor.
-
Finansal ve Toplumsal İstikrarsızlık: Güven ya da istikrar sorunları nedeniyle, her iki ülkede de, banka sistemi dışında saklanan —”yastık altı” dediğimiz— paranın oranı çok büyük.
-
Telefon Deliliği: Herkes ve büyükanneler bile bir cep telefonuna sahip. Her iki ülkede de %100'ün üzerinde penetrasyondan bahsediyoruz.
Bu arada en fazla Bitcoin alım-satımı yapan ülkeler sıralamasında da Türkiye’nin ilk sıralarda olmasının nedenleri de benzer.
Konunun özeti şu; imkansızlıkları kaldıraç olarak kullanmak bazen hiç beklenmeyen “düldül”leri başarıya götürebilir.
Buradan konuyu rekabet altında ezilen küçük işletmelere getireceğim.
Nasıl Türkiye ve Nijerya için imkansızlıklar bir sıçramaya neden olabiliyorsa, az çalışanı, az parası, az zamanı olan küçük işletmeler için de yapay zeka benzer bir sıçrama yaratabilir. Çünkü tam olarak yaptığı şey; “az” ile “çok” yapmak.
Emin olun, büyük firmalar şu an yapay zeka üzerine onlarca toplantı yaptılar ama o kadar büyük, köhne ve hantallar ki, harekete nasıl geçebileceklerini henüz planlayamadılar bile.
Onların kaybedeceği çok şey var. Yapay zeka ve onun etkilerinden çok çekiniyorlar ve bu onları paralize ediyor.
Küçük işletmeler daha çevik, daha cesur ve daha dayanıklı oldukları için ciddi bir fırsat penceresi açılmış durumda bence. Değerlendirebilene.
Düşük IQ’luların Daha Zengin Olması Paradoksu
Birçoğumuz zaman zaman, birazcık da kibirle, “Şu gerizekalı, cahil herif nasıl bu kadar zengin olabilmiş” diye merak eder, kıskanır ve hatta sinirleniriz değil mi?
Diğer taraftan IQ'su çok yüksek, acayip zeki olduğu her halinden belli olan insanların beklenildiği kadar büyük ve şaşırtıcı başarılara ulaşamadığını görürüz.
Peki bu neden?
Nasıl oluyor da zekiler diğerleri kadar kolay zengin olamıyor?
Bunun birçok nedeni olabilir ama Dan Pena bu konuya bence çok zihin açıcı bir yerden yaklaşıyor;
“İnsanların IQ’ları düştükçe, inanılmaz para kazanma olasılıkları yükselir. Nasıl? Diyelim ki bir mühendissiniz. Mühendisler analitiktir. Köprü, uçak ya da başka bir şey inşa ederken hata yaparsanız, birçok insan ölebilir. Bu yüzden güvenli sularda yüzmeyi öğrenirsiniz. Muhasebeci, avukat, doktor veya bilim insanıysanız, sadece belirli şartlar yerine gelmişse harekete geçmenizin doğru olduğunu öğrendiniz. Herkesten fazla analiz yaparsınız ve sonrasında analiz felci ortaya çıkar. Tüm olası permütasyonları ve neyin yanlış gidebileceğini düşünürsünüz. Sonuç ne olur? İşe başlamamak, harekete geçmemek için yeterince sebep bulursunuz. Excelde projeksiyon yapmak, çok derinlikli bir podcast dinlemek ya da çok ilham verici bir kitap okumak değildir. Harekete geçmek, yapmaya başlamaktır.”
— Dan Pena
Bence inanılmaz iyi bir tespit bu.
“Cahil cesareti” diye, bilgisi ya da planı olmadan yola çıkanları küçümseriz ama sanırım asıl fark yaratan şey bu.
Bu tespit bana, çok sevdiğim başka iki güzel sözü daha hatırlattı.
İlki;
“Dahice bir düşünceye rastlamak çok nadirdir, ama cesaret dehadan bile daha az bulunur”
— Peter Thiel
İkincisi;
“Sen yola çık, yol sana görünür”
― Rumi
Sıradaki yazılar

Ana Fikir #29
Bu Sayıda; Sadece Japonya’da Normal; “Yaşlı Amca” Servisi *** İş Dünyasında Güven ve Algının Kelebek Etkileri
19 Eyl 2024
Ana Fikir #28
Bu Sayıda; Kapalıçarşı’dan Zamansız Dersler *** Müşterilerinizin Bir Yumurta Eklemesine İzin Verseniz? *** Yapay Zeka Ürün Yönetimini Nasıl Değiştirecek? *** Pa
12 Eyl 2024
Ana Fikir #27
Bu Sayıda: Küçük İşletmeler İçin Yapay Zeka Otomasyonu *** Surreal Cereal’ın “Sahte Ünlü” Taktiği *** Özenle Seçilmiş Yapay Zeka Araçları
5 Eyl 2024