Ana Fikir #7

Paint’te Yapılmış Mobil Uygulama İkonu!? 🎨
Birlikte çalıştığımız mobil uygulama sahipleriyle, App Store Optimization’un yeni kullanıcı edinimi açısından çok etkili olduğu gerçeği nedeniyle, ikondan alt başlıklara, ekran görüntülerinden kullanılan anahtar kelimelere kadar en küçük detaylara dikkat ediyoruz.
Hal böyleyken, geçtiğimiz hafta Trendyol’un alt markası Trendyolmilla’ın Türkiye’de en çok indirilen mobil uygulaması olduğu ve ikonunun — tabirimi mazur görün — Paint’te hatta Word’de yapılmış gibi gözüktüğü yüzüme çarptı.

Arkadaşlarla ikonun en nazik tabirle “özensiz” olduğu ama buna rağmen, Trendyol markasının çok güçlü olması nedeniyle en çok indirilen uygulama olabildiğini konuştuk.
“Trendyol çapına geldikten sonra logonuzun nasıl göründüğü sonucu hiç etkilemez” gibi yorumlar da geldi. Bana kalırsa, bu bakış açısı doğru değil.
Markanın çok güçlü olduğu bir gerçek. Ama bu gücü doğru tanımlamak lazım.
Bazı markaların duruşları, hikayeleri, savunduğu değerler, görsel dünyaları, kısacası diğer markalardan onu benzersiz hale getiren bir "kişilik"leri vardır. Güçleri buradan gelir.
Bazı markaların da çok paraları vardır. İstedikleri kişilere, istedikleri zaman, istedikleri mecralardan ulaşabilirler. Hikayedir, duruştur, görsel dünyadır pek umurlarında olmaz. Zaten bir şekilde "satıyor"dur. Gerek yoktur.
İkinci tip markaların "tü kaka" yapılmasına gerek yok. Onlar başarılarını genelde iş modelleri, çalışkanlıkları, pratik yönetim becerilerinden alırlar. Ki bu da alkışlanasıdır. Ama global "marka" olmak başka bir seviyedir. Bunu da kabul etmek lazım.
Şimdi bir test yapalım birlikte. “Marka” denildiğinde ilk aklınıza gelen şirketleri düşünün. Büyük ihtimal şunların birkaçı geçti; Apple, Nike, Ikea, Amazon, Coca-Cola, Tesla, Starbucks, Mercedes, McDonald’s…
Nasıl tahmin edebildim? Çünkü bu markaların hepsi, her türlü mecrada, her mesajında, her karşılaştığımızda, tutarlı bir şekilde tekrar eden ve diğer markalardan kendilerini ayrıştıran “kurumsal kimlik”lerini korumak için olağanüstü “özen” gösteriyorlar.
Tarih; 23 Eylül 1997, Steve Jobs, bir şirket toplantısında, dünya tarihinin en iyi pazarlama kampanyalarından biri olarak kabul edilen “Think Different”ı anlatıyor.
Çok gürültülü bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla, markamızın kendini hatırlatma fırsatı pek olmayacak. Her şirket için böyle. Bu yüzden, bizim hakkımızda ne bilmelerini istediğimiz konusunda gerçekten çok net olmalıyız. Apple'ın inandığı değer, tutkulu insanların dünyayı daha iyiye doğru değiştirebileceğine inanmasıdır…
Nike ve başka markalardan da bahsettiği bu 7 dakikalık konuşma, bir markanın nasıl inşaa edilebileceğini en yalın, en vurucu haliyle tarifliyor, lütfen izleyin. Sonra da kampanyanın reklamını.
Milyon Dolarlık App Nasıl Geliştirilir? 📱
Abonelik iş modeli ile global pazarda yüksek gelir üretebilme potansiyeli taşıyan mobil app’leri nasıl ve hangi stratejilerle geliştirebiliriz konusu kendine pasif gelir üretmeye çalışan çoğu ürüncü ve yazılımcının merak ettiği bir konu.
5 yıl boyunca Madduck‘ta bu konu üzerine odaklandım. Ve bu hayali farklı farklı mobil app’lerle birkaç kez gerçeğe dönüştürebilme fırsatını yakaladım. Şimdi de Next Big App ile bu gerçeği çoklamaya çalışıyorum.
Yıllardır üzerine çalıştığım bu konunun detaylarını Üretim Bandı’nda uzun uzun Eran Filiba ile konuşmuştuk. Danışmanlık verdiğim app sahipleriyle bu videoyu sürekli paylaşıyorum, akıllara gelen birçok önemli soruyu 1 saat içinde cevaplıyor. Aranızda konuyla ilgilenenler varsa, sizinle de paylaşmış olayım. Şuradan da sunumuna ulaşabilirsiniz.
2024’ün En İyi 50 Yapay Zeka Girişimi 🤖
Forbes, 2024’ün en iyi 50 yapay zeka girişimi listesini açıklamış. Hemen insanın aklına “neye göre kime göre” sorusu geliyor. Buna cevap olarak “Sequoia ve Meritech Capital desteğiyle” demişler ama yine de bu tür listeler objektif olarak “en iyi”den ziyade, girişimlerin halka ilişkiler sorumlularının ne kadar başarılı olduklarını sıralıyor diyebiliriz.
Amerika dışında girişim yok mesela. Ki biliyoruz ki Çin, Hindistan gibi ülkeler de yapay zeka arge konusunda çok ilerideler.
Listenin “taraflı” olduğunu gösteren bir diğer önemli detay; çok yakından takip ettiğim, video, görsel ve ses işlemede devrimsel sıçramalar yaratmış Stability AI listede yok. Duymuşsunuzdur yakın zamanda CEO’su Emad Mostaque merkeziyetsiz yapay zekaya odaklanmak için istifa etmişti. Kapalı kapılar arkasında, birkaç büyük şirketin kontrolünde olan yapay zekanın insanlığın geleceğiyle ilgili büyük tehlike olduğunu savunuyor. Biliyorsunuz Elon Musk da benzer nedenle OpenAI’a dava açmıştı.
Yani böyle bir yapıyı, bilinçli olarak dışarıda bırakmış olmaları da bir mesaj.
Ama buna rağmen listeyi incelemekte fayda var çünkü medyanın radarına girebilmeyi başarmış ve gelecekte de ön plana alacağı girişimler bir şekilde sosyal hayatımızı en çok etkileyenler oluyor.
İleride medya tarafından daha fazla pompalanacağını tahmin ettiğim (Yatırım tavsiyesi olabilir 😎) listeden dikkatimi çekenler, aldıkları yatırım miktarları ve kuruluş yılları;
-
Databricks: Data storage and analytics — $4B — 2013
-
Anduril: Defense software and hardware — $2.8B — 2017
-
Figure AI: Autonomous humanoid robots — $754M — 2022
-
Cerebras: Computer chip maker — $720M — 2016
-
Insitro: Drug discovery and development — $643M — 2018
-
Scale AI: Data labeling and software — $600M — 2016
-
Hugging Face: Library for AI models and datasets — $395M — 2016
Kıyaslama yapabilmeniz için hepimizin bildiklerinin aldıkları yatırım miktarlarını da yazayım; OpenAI $11.3B, Anthropic $7.7B, Midjourney $0M
Başka bir “taraf”tan bakmak istiyorsanız, şuradan da a16z’nin ilk 50 AI listesini inceleyebilirsiniz.
Kaybettiğimiz Akıllarla Empati Kurmak 🧠
Vizyonerliği açısından büyük takdirimi kazanmış, Youtube kanalındaki içeriklerini seve seve takip ettiğim fotoğrafçı, yönetmen, sanatçı Koray Birand, yurt dışına göç etmiş insanlarla ilgili şöyle bir eleştiride bulunmuş.
“Türkiye’den şikayet edip, yurt dışına göç eden bazı arkadaşların, Türkiye gündemini Twitter’dan takip edip, günde 5 tweet atmalarına anlam veremiyorum”
Bence empatiden yoksun bir eleştiri olmuş. Neden böyle olduğunu Gökhan Topçu çok güzel ve yalın bir şekilde açıklamış.
Onlar bizim ülkece kaybettiğimiz akıllarımız. Bu konuyla ilgili Ana Fikir kitabımda şöyle yazmıştım. Yeri geldiği için paylaşmak isterim.
Onca yıldır beraber çalıştığım, aklına, yeteneğine ve azmine hayran olduğum birçok arkadaşım yurt dışına göç etti ve artık oradaki ülkeler için katma değer yaratıyorlar. Neden? Çünkü onların bu ülkeye dair umutları kalmadı. Daha özgür olabileceklerini düşündükleri, yeteneklerinin daha çok farkedileceği ve bolca takdir edileceklerini umdukları yerlere gittiler. Adeta kaçtılar.
Suç yalnızca hükümette ya da bizi yönetenlerde değil, hepimizde. Gidenlere “Dur nereye?” demeyen, ellerinden tutmayan, birlikte heyecanlı işlere girişmeyen, azimli Türk girişimcilerin yaptıklarını satın almayan, hakettiği maaşı vermeyen, “Aferin” demeyen sende, bende, bizde suç.
Şuna gönülden inanıyorum; Gelecek yıllarda ülkemizden Peak ve benzeri başarı hikayeleri çıkmaya devam edecek.
Dünya Türkiye’nin bu yetenekli insanlarını konuşmaya başlayacak.
Evet, Türkiye’de oldukça fazla yetenekli, azimli ve heyecanlı insan var. Ama bu amaca ulaşmak o kadar da kolay değil. Dünya standartlarında ürünler yapmak, pratik çözümler bulmak ve ölçülü riskler almak gerekiyor.
Bu ülkenin umudunu kaybetmemiş genç akılları olarak, bu hayale birlikte koşacağız. Yeter ki hepimiz tek tek yaptığımız işi dünya kalitesinde yapmaya özen gösterelim, dünya çapında en iyileri kendimize rakip alalım ve etrafımızdaki herkesi de buna zorlayalım.
Geçen hafta ana fikrini paylaştığım Selçuk Şirin’i tekrar anmadan geçemeyeceğim. Dediği gibi, ihtiyacımız olan, daha çok “umut” ve daha çok “hayal kurma”.
Alkışlar 👏 🙌 🙏
Yakın zamanda gözüme çarpan, yaptıklarıyla alkışladığım insanlar, ürünler, fikirler;
-
Startups Watch, 2024 Türkiye Girişim Ekosistemi ilk çeyrek raporunu yayınlamış
-
Togg, ilk kez Türkiye dışında bir ülkede (Almanya) satılmaya başlayacak
-
Oreo, web sitelerindeki hamburger menüsünü kendisine benzeterek yaratıcı bir kampanya hazırlamış
-
Serkan Haşlak, 3-4 gün içinde Customer Development diye bahsettiğimiz başarıya ulaşan ürün geliştirme methodlarından birini uygulamalı olarak Twitter üzerinden gerçekleştirdi
-
Tolga Kurtuluş, Türkçe LLM çalışmalarına katkıda bulunabilmek için, instruct formatında 73bin satırlık Türkçe veriseti derleyip, HuggingFace üzerinden paylaşmış
-
R2D3, Makine öğrenme yapılarının nasıl çalıştığına dair çok basit ama etkileyici bir görsel açıklama: Bölüm 1, Bölüm 2
Fatih Güner’in Ana Fikir’i 💡
Azimli, çalışkan ve her yeni güne kendini geliştirmek, işini en iyi şekilde yapmak için uyandığını bildiğim bir arkadaşım Fatih Güner.
Kurduğu ve emek emek büyüttüğü Komunite ile, bir şeyler üretmek için tutkulu olan insanlara ilham veriyor.
Ana fikir olarak neden bu işi yaptığını ve inandıklarını paylaşmak istemesi bu işi “dava” edindiğinin bir göstergesi sanırım;
Sektörel sürdürülebilir değişimler, ancak toplulukların gücü ile yaratılabilir. Başarılı bir girişim ekosistemi oluşturmanın sadece teknoloji veya sermayeden ibaret olmadığına inanıyorum; bence asıl mesele, yaratıcı düşünceyi ve işbirliğini merkeze alan bir girişimci topluluğu yaratmak. Bilgi ve deneyim alışverişinin merkezinde yer alan bir topluluk yönetimi yaklaşımı, o topluluktaki her girişimcinin potansiyelini en üst düzeye çıkarıyor. Yenilikçi fikirlerin serbestçe dolaştığı ve bilginin özgürce paylaşıldığı bir ekosistemde, topluluğun her bir katılımcısı birbirinden öğreniyor ve ilham alıyor. Kişisel bir not olarak da, meslek olarak yaptığım işin böylesi bir sosyal faydasının olması, ilerlemem için bana güç veriyor.


