Jevons Paradoksu: Yapay Zeka Yazılımı Bitirmiyor, Onu Bir Altyapıya Dönüştürüyor

Geçtiğimiz günlerde, Startups.watch’un 7 Nisan’daki çeyreklik değerlendirme etkinliğine katıldım. Birçok ufuk açıcı sunumun yapıldığı bu etkinlikte, Türkiye ve dünyadaki girişim ekosisteminin nasıl dönüştüğünü rakamlarla gördük.
Açılış sunumu çarpıcıydı: Türkiye’deki ekosistemin 2026’nın ilk çeyreğinde nasıl ciddi bir şekilde küçüldüğünü, bunun nedenlerini ve dünyayla olan kıyaslamalarını tüm detaylarıyla inceledik.
Dünyada yapay zeka yatırımları sürükleyici güç halini almışken, Türkiye’de hala oyun sektörüne yapılan yatırımlar ön planda. Yapay zeka girişimlerine yatırımlar var, ancak küresel ölçeğe kıyasla çok minik kalmış.
Çok da iç açıcı olmayan bu raporun detaylarını alttaki videodan inceleyebilirsiniz.
Ortadoğu’daki savaş ve diğer makroekonomik bilinmezler yatırımların azalmasına neden oluyor, evet. Ancak yatırımcıları ve girişimcileri geleceğe dair asıl düşündüren ve kaygılandıran bambaşka konular da doğuyor.
Yapay zekanın yazılımı anında geliştirebildiği bir dünyada girişim ekosisteminin geleceği hala büyük bir muamma. Tüm gün boyunca şu büyük sorular ortadaydı:
-
Yatırımcılar artık hangi tip girişimlere para koyacak?
-
Girişimcilerin sayısı azalacak mı?
-
Müşteriler bile kendi yapay zekalarını kolayca geliştirebiliyorken, kim kimden ne satın alacak?
Bu kaos ortamını en iyi özetleyen an, Gaye Ör’ün sunumuydu. Sahnedeyken, benim de yakından takip ettiğim “24 saat içinde Y Combinator girişimlerini kopyalayan AI girişimi”nden bahsetti; Feltsense
Artık kimsenin sadece kod yazarak veya standart özellikler ekleyerek ayrışabileceği bir özellik kalmayacak gibi görünüyor.
Bu konuları aslında birkaç hafta önce bültende detaylıca işlemiştim. Hatta hangi iş fikirleri öne çıkacak üzerine de bir rapor paylaşmıştım.
“SaaS Ölüyor mu?”
Etkinlikte İş Bankası Workup’ın davetiyle bizim de bir sohbet bölümümüz oldu ve sevgili İrem Nur Yüksel bana yılın en çok konuşulan sorusunu sordu:
“SAAS’lar ölüyor mu? Hisseleri ciddi şekilde geriledi. Oysa bir dönem VC’lerin en gözde yatırım alanıydı. Şimdi ise herkes, AI sayesinde teknik ekibe ihtiyaç duymadan kendi yazılımını şirket içinde geliştirebilecek gibi görünüyor. Bu da şu soruyu gündeme getiriyor: Dışarıdan yazılım satın alma dönemi gerçekten sona mı eriyor?”
Benim cevabım çok netti: Kesinlikle hayır.
Tam aksine, yazılım pazarı tarihindeki en büyük sıçramalardan birini yaşamaya hazırlanıyor ve SaaS sadece kabuk değiştiriyor.
Nasıl bir değişim yaşıyoruz buna birazdan değineceğim ama önce geri dönüp bakalım.
Tarihe baktığımızda çok net bir örüntü var: Eskiden pahalı ve erişmesi zor olan bir teknolojinin maliyeti dramatik şekilde düştüğünde, o pazar küçülmez aksine çok büyük bir büyüme yaşar.
Bunun birçok örneği var. Ama bence en önemlisi bulut bilişimin doğuşu…
Jevons Paradoksu ve Bulut Bilişim Eğrisi
Ne demek istediğimi anlatmak için, bulut bilişimin (Cloud Computing) 2006’dan günümüze pazar değişimini gösteren hazırladığım şu güncel grafiğe yakından bakalım:
-
Kurumsal Sunucular (Koyu Mavi): Unix ve Mainframe gibi eski teknoloji, hantal ve devasa maliyetli kurumsal sunucuların yıllar içindeki dramatik çöküşü.
-
x86 Sunucular (Açık Mavi): 90’lar ve 2000’ler boyunca şirketlerin kendi bünyelerinde (on-premise) tuttuğu fiziksel sunucuların yükselişi, 2015’te doygunluğa ulaşıp buluta karşı yavaş yavaş erimesi.
-
Bulut Altyapısı (Turuncu): 2006’da AWS ile başlayan ve on-premise donanımları tamamen gölgede bırakan devasa (IaaS/PaaS) bulut sıçraması.
-
Birim Maliyet Trendi (Kırmızı Kesikli Çizgi): Pazar devasa boyutlara ulaşırken, ölçek ekonomisi (economies of scale) sayesinde birim işlem gücü maliyetinin sürekli dip seviyelere inmesi.
1990’larda bir sunucu kurmak devasa bir sermaye gerektiriyordu. Sonra sanallaştırma ve bulut geldi. İşlem gücü akıl almaz derecede ucuzladı.
Peki sunucu pazarı bitti mi? Aksine, trilyon dolarlık bir boyuta ulaştı.
Ekonomide buna Jevons Paradoksu deniyor.
Bir kaynağı kullanmanın verimliliği arttığında ve maliyeti düştüğünde, o kaynağa olan talep azalmaz; tam tersine patlama yapar.
İşlem gücü ucuzladıkça şirketler daha az sunucu kullanmadı; aksine, daha fazla veriyi işlemeye, her cihazı internete bağlamaya ve devasa algoritmalar çalıştırmaya başladılar.
Tıpkı fotoğraf çekme maliyetinin dijitalle sıfıra inmesi sonucu fotoğraf endüstrisinin küçülmek yerine Instagram gibi dev ekonomiler yaratması gibi.
Yazılım Elektriğe Dönüşüyor
Geleneksel dünyada yazılım geliştirmek pahalı ve zordu. Bu yüzden sadece en büyük problemler için üretildi: Bankacılık sistemleri, dev e-ticaret siteleri, kurumsal ERP’ler...
Peki ya bir mikro-yazılım üretmenin maliyeti, bir AI asistanına verilecek basit bir komuta ve birkaç sente düşerse ne olur?
-
Mikro-Problemlerin Çözümü: Artık sadece dev şirketlerin değil; mahalledeki fırının kendi stokunu tahmin eden bir yapay zekası, bir hobinin sadece o kişiye özel sosyal ağı veya evdeki saksı bitkilerinin güneş ihtiyacını anlık analiz eden uygulamaları olacak.
-
Kullan-At Yazılımlar (Disposable Software): Belki de sadece bir haftalık bir etkinlik, tek bir toplantı veya geçici bir kampanya için saniyeler içinde yazılımlar üretilip, iş bitince çöpe atılacak.
-
Fikirlerin Demokratikleşmesi: Kod yazma bariyeri ortadan kalktığında, sermayesi olmayan ama parlak fikri olan milyonlarca insan pazara girecek.
Değerin Yön Değiştirmesi ve “Görünmez SaaS”
Yapay zeka yazılımı ucuzlattığında yazılım pazarı bitmeyecek.
Dün değer, kodun nasıl yazıldığındaydı (mekanik işçilik). Yarın değer; hangi problemin çözüldüğünde, sistemlerin nasıl entegre edildiğinde ve insan deneyiminin nasıl kurgulandığında olacak.
İşte bu yüzden SaaS’ın kuralları baştan yazılıyor:
1. Hantal İş Modelleri Ölüyor
Bugüne kadar işin kaymağı gibi görünen kişi başı lisans ücretleri, yüksek kurulum bedelleri, kullanılsın kullanılmasın ödenen paralar tarihe karışıyor. Şirketler artık sadece değer gördüğü kadarını ödemek istiyor. Mesela biz Next Big App olarak; kurulum, lisans veya kullanıcı başına ücret almıyoruz. Sadece AI asistanımızın konuştuğu dakika kadar ücretlendiriyoruz. Çıktı yoksa, maliyet de yok.
2. Yazılımlar Görünmezleşiyor (Invisible SaaS)
Eskiden SaaS, havalı dashboard’lar demekti. Bizim de çok iyi dashboard’larımız var ama müşterilerimizin çoğu açıp bakmıyor bile! Çünkü biz yapay zekayı alıp, onların halihazırda kullandıkları sistemlerin tam kalbine görünmez bir şekilde entegre ediyoruz. Veri doğrudan kendi sistemlerine akıyor.
Sahadan iki net örnek:
-
Vitra’da Anlık NPS ve SAP/CRM Entegrasyonu: Vitra için teknik servis biter bitmez devreye giren otomatik bir memnuniyet (NPS) kurgusu yönetiyoruz. Bir servis personeli kendi sistemlerinde işi “tamamlandı” olarak işaretlediği anda, API’miz anında tetikleniyor. Yapay zeka asistanımız saniyeler içinde müşteriyi arayarak memnuniyet anketi yapıyor ve elde edilen skorlanmış sonuçları anında, doğrudan Vitra’nın SAP veya CRM sistemine geri işliyor. Ekip yeni bir arayüz öğrenmiyor, saatlerce manuel arama yapmıyor; hiçbir insan kullanmadan, otomasyon ile sadece hazır ve nitelikli veriyi kendi ekranlarında görüyor.
-
IdeaSoft’ta Büyüme Motoru: IdeaSoft gibi vizyoner bir ekiple, satış ve müşteri tutma süreçlerini arka planda otonom hale getirdik. Yoğun günlerde, saatler içinde 3.000 potansiyel müşteriyi arayarak hizmet tanıtımı yapıyor ve ilgilenenler için 10 dakikalık satış görüşmeleri planlıyoruz. Bu sistemle “sıcak lead” dönüşüm oranını %3’ten %30’a çıkardık. Ayrıca eskiden insan satış temsilcisi ile günde 60-80 arama olurken ve satışa yakın ondan az müşteri tespit edilirken, şimdi binlerce arama ile yüzlerce satışa yakın müşteri potansiyeli ortaya çıkıyor. Başka bir görünmez asistan, “churn” kurgusu ile mevcut müşterileri 30. günlerinde proaktif olarak arayıp olası sorunları dinliyor ve bir aksiyon alınması gerekiyorsa satış ekibinin CRM’inde otomatik olarak bir görev (task) oluşturuyor. Ekiplerin operasyon akışı hiç değişmiyor, ama pipeline düşen hazır randevu ve iş emirleri dramatik şekilde artıyor.
Sonuç: Teknoloji Ucuzlarsa Lüks Olmaktan Çıkar, Altyapı Olur
Peki SaaS neden ölmez?
Çünkü teknolojinin değişim hızı artık ışık hızında ve hiçbir şirket kendi ana işini bırakıp her gün “Google ne çıkardı, Anthropic hangi modeli duyurdu?” diye teknolojiyi takip edemez.
Bunu daha önceki yazılarımdan birinde “Vertigo Çağı” olarak tanımlamıştım.
Mesela Next Big App olarak biz, son iki yılda sahada 200’ün üzerinde farklı yapay zeka modeli test ettik. Bir şirketin günlük operasyonları arasında bunu tek başına yapması imkansız.
Ayrıca üretilen her teknoloji yapısının sağlıklı bir şekilde ayakta kalması ve güncel tutulması da hala çok zahmetli bir iş.
Gelecekte firmalar; yapay zeka devrimini yakından takip eden, tüm bu orkestrasyonu tek elden yönetip sistemlerine entegre eden ajans mantığındaki teknoloji partnerleriyle çalışacak diye düşünüyorum. Dönüşüm ancak bu şekilde çağın gerekliliği olan hıza yaklaşabilir.
Özün özü şu; Teknoloji ne zaman bir şeyi ucuz ve erişilebilir hale getirse, o şey lüks olmaktan çıkıp bir altyapıya dönüşmüş.
Yapay zeka da bu şekilde bir değişim getiriyor ve sanılanın aksine yazılımı bitirmiyor; onu tıpkı elektrik, su veya internet gibi soluduğumuz havanın her molekülüne entegre edilecek kadar genişletiyor.
Yazılım pazarı küçülmüyor; tam tersine pazarın inanılmaz büyüyeceğine şahitlik edeceğimiz bir döneme giriyoruz.
“SaaS Öldü” Dönemi için Çözüm Raporu:
“Yazılım Olarak Hizmet” (Service-as-Software) Ekonomisinin Yükselişi ve 50 Yüksek Kârlı Fırsat Üzerine Stratejik Bir Rapor

Saf yazılım artık bir emtiaya (sıradan bir mala) dönüştüğünü konuştuk.
Peki, kâr nereye gidecek?
Kâr; yazılımı sadece operasyonu hafifletmek için kullanan, ancak müşteriye sadece bir “kullanıcı girişi” değil, insanlar (veya ajanlar) tarafından sunulan garantili bir sonuç satan “Teknoloji Destekli Concierge” modellerine gidiyor.
Herkes pazarlamacılar için birbirinin kopyası birer “AI wrapper” geliştirirken; akıllı kurucular gözünü “Mavi Yaka” sektörlere dikmeli bence.
Buralarda müşteriler yeni bir dijital araç istemiyor; onlar problemin tamamen ortadan kalkmasını istiyor.
Bu model için biçilmiş kaftan olan 50 “Mavi Yaka” Fikri için bir veritabanı oluşturduk.
Bunlar; 19 dolarlık abonelikler yerine, ayda 2.000 dolarlık sabit ücretler veya harcama üzerinden yüzde alabileceğiniz, dışarıdan “seksi” görünmeyen ama yüksek potansiyelli iş fikirleri.
Veritabanının İçinde Neler Var?
-
50 Özel Niş Alan: Asansör bakımından deniz sigortacılığına kadar geniş bir yelpaze.
-
“Concierge” Stratejisi: Mevcut yazılımların yerini alacak olan o meşhur “Benim İçin Yap” (Do It For Me) teklifinin detayları.
-
Fiyatlandırma Stratejisi: Yüksek kârlı “Yazılım-Olarak-Hizmet” kontratları nasıl kurgulanır?
-
Rekabet Avantajı Yaratma Stratejileri: Yapay zekanın bu işleri neden (henüz) öldüremeyeceği.
Sıradaki yazılar

İşimizi Yapay Zeka ile Otomatikleştirmenin Mantalitesi; “Rol” Yerine, İş Akışı
Sektörde öyle alıştığımız, bize o kadar normal gelen bir hata var ki...
9 Nis 2026
Geleceği Tahminleme Yöntemleri Kökünden Değişiyor
Her çeyrekte, akıllı ekipler bir masa etrafında toplanır ve geçmiş verilere bakarak ne kadar büyüyeceklerini öngörmeye çalışırlar.
2 Nis 2026
Her Şeyi Yapabilme Çağında Yaşanacak Asıl Kıtlık: Kazanç Sezgisi
Her şeyi yapabilmenin maliyeti sıfıra yaklaştığı bir çağdayız.
26 Mar 2026