Selim Yörük 25 Nis 2024

Ana Fikir #8

Ana Fikir #8

Farklı AI Modellerini Tek Yerden Kullanmanın Yolu 🤖

Günlük hayatımızda yapay zekanın nimetlerinden ChatGPT ile yararlanmaya başlamıştık. Sonra Gemini geldi, sonra başkaları. Hepsinin ayrı eksileri artıları var.

Özellikle çok yoğun kullananlar için modelden modele atlamak gerekiyor. Bazen ChatGPT yoruluyor, saçmalıyor, Gemini’ye geçiyorsun. Görsel yaratmak için ChatGPT plus abonesi olman lazım, Bing’deki Copilot’a koşuyorsun vs vs…

Ürettiğim mobil uygulamaların arka tarafında çalışan yapay zeka teknolojilerde kullanmak için, yeni modeller keşfettiğim, performans kıyaslamalarına baktığım Hugging Face yakın zamanda chat uygulamasını çıkardı; Hugging Chat.

İster mobil uygulamasından, isterseniz web’ten kullanabilirsiniz. Ücretsiz, sınırsız, içinde birçok açık kaynak modeli barındırıyor. Aralarında geçişler yapabilirsiniz sorunsuz. Ben artık her gün onu kullanıyorum. Tavsiye ederim.


Yapay Zeka Eski Web'i Öldürüyor Mu? ☠️🔪

Yapay zekanın hep güzelliklerinden konuşuyoruz ama çoğumuz farkında değiliz, güzellik diye saydığımız birçok şey aslında mevcut web’in temellerini sarsıyor.

Gartner, 2026’da klasik arama motorlarının kullanım oranının %25 düşeceğini tahminlemiş. Bana sorarsanız oldukça iyimser bir tahmin. Bence Google şu an kara kara düşünüyordur; “Aramadan kazandığım gelir giderse Gemini’yle açığı nasıl kapatırım?

Çalakalem yazılmış prompt’lar ile yapay zeka tarafından üretilen milyonlarca içerik, web'i düşük kaliteli bilgilerle doldurmaya başladı bile. Bu içerik çoğu zaman yüzeysel, yetersiz, bazen yanlış ve yanıltıcı. Sağlıklı bir kontrol mekanizması da yok. İnsan yapımı değerli içeriğin kaybolmasına kadar gidecek büyük bir tehdit bu.

İnsanlar birkaç saniyede, sıfır maliyet içerik üretebiliyorken, birilerine klasik yolla üretilecek zaman alan içerik için para ödemek istemeyecekler.

Bir diğer tehdit, Google ve benzeri arama motorları, insanların arama sonuçlarında link göstermektense, yapay zeka tarafından oluşturulan özetleri ya da cevapları sunmaya başladıklarında, orijinal web sitelerine giden trafik ciddi bir şekilde azalacak. Bu da, aldıkları trafikle gelir kazanan websitelerin varlığına son verecek.

İçerik yazan insanların ve bu içerikleri sergileyen websitelerinin değerlerinin azalması, web diye tanımladığımız global ağı, birkaç merkezi yapıya sıkışıp kalmış bir hale döndürebilir.

Bunlar şu an farkedilmeyen ama gelecekte çok büyük sonuçlara neden olabilecek değişimler. Bu konular ile ilgili yapıcı çözümlerin düşünülmeye başlanması gerek.


1 Milyon Dolar Gelir Üretmek İçin Gereken Çalışan Sayısı 🚧

Yapay zeka yüzünden içerik üretenlerin işlerinin tehdit altında olduğunu konuşmuşken, bu trendin — teknolojinin meslekleri yok etmesi — yalnızca yapay zekanın yükselişe geçtiği son 1-2 yılın konusu olmadığının farkedilmesi lazım.

Bunu trendi gösteren alttaki grafik çok çarpıcı. Dolayısıyla “çalışanların teknoloji yüzünden işlerinden olması” konusu uzun yıllardır yaşadığımız bir gerçek. Sosyal yapımız bu nedenle sürekli değişiyor. Biz de buna belki de farketmeden — iyi ya da kötü etkilenerek — adapte olmaya devam ediyoruz.

Ana Fikir #8

Zaten bu trendin farkında olan ülkeler “çalışmamak için maaş almak” anlamına gelecek evrensel temel gelir denemeleri yapıyorlar. Üçüncü sayıda paylaştığım Sam Altman’ın sözünü burada tekrar hatırlamakta fayda var.

Tek başına, yeni AI teknolojilerinden birini çok akıllıca kullanan bir kişinin, onlarca, yüzlerce çalışana ihtiyaç duymadan, milyar dolarlık değerler yaratabileceği zamanlar çok yakında…”


Profesyonel Girişim Yatırımcılarının Farkı Ne? 🦄

Girişimlerin %90’ı ilk 5 yılda başarısız olur” istatistiğini bilmeyen kalmamıştır sanırım. Bu korkutucu tablonun ilgi çekici şöyle bir alt verisi var; Profesyonel girişim yatırımcıları (VC) tarafından yatırım almış girişimlerin %30’u başarısız oluyor.

Bu alt veri bize güzel bir şey söylüyor aslında. Girişimciler olarak sürekli “hayır”larını duymaktan kaynaklı içten içe nefret beslediğimiz VC’lerin belli ki bir bildiği var.

VC’leri kimlerle kıyaslıyoruz? Ailesi, arkadaşı, yakın çevresinden aldığı para ve destekle.

Bu veriyi şöyle de okuyabiliriz; “VC’den yatırım alan bir girişimin batma olasılığı, almayana kıyasla 3 kat daha az”.

Şimdi bu çıkarımı oluşturan teorileri de parçalara ayıralım. Yani “VC’den yatırım alan girişimcilerin batma olasılığı daha düşük çünkü;”

  1. Para birçok şeyi çözer

  2. Deneyimsiz girişimciler ancak yatırımcıların rehberliğiyle ayakta kalabilir

  3. Yatırımcı parasının peşinden koşup, girişimciyi başarılı olmaya zorlar

  4. Girişimci başkasının parasını daha verimli/korkmadan harcar

  5. Yatırımcılar başarı olasılığı yüksek olan girişimi seçmeyi iyi bilir

Bu olumlu tablonun oluşmasında hangi teori en büyük paya sahiptir bilmiyorum ama ben 5. teoriye odaklanmak istiyorum. Yani yatırım şirketleri başarılı olacak girişimlerin ortak özelliklerini, en kritik konuları, geçmiş istatistik ve deneyimlerini de kullanarak çok daha iyi tahminleyebiliyorlar. Ama nasıl?

Girişimcilerin yatırım görüşmelerinin çoğunluğu olumsuz biter. Sonradan dünyanın en iyi girişimlerinden biri olmanız bile farketmez. Bugün hepimizin başarılarını konuştuğu birçok girişimin de geçmişi “hayır”larla doludur.

Yani size hayır diyen yatırımcılara kızmayın, nefret etmeyin ve çok üzülmeyin. Yatırım arama işinin doğası budur. Çünkü yatırımcıların çok fazla alternatifi vardır. Senin girişimine yatırım yapmaz, birkaç gün sonra başka bir girişim önündedir. Yatırım arayan girişimci bitmez. En iyisini bularak şansını arttırmak ister.

Diğer taraftan, çoğu profesyonel girişim yatırım şirketi aslında bir fon gibidir. Yani genelde kendi paralarını kullanmazlar. Başkalarından topladıkları parayı girişimlere yatırırlar.

Hangi vaadle? Hali hazırda parasını borsa, Bitcoin, altın, faiz ve benzeri birçok yatırım enstrumanında değerlendiren insanlara, oralardan 5 yılda kazanabilecekleri ekstra paranın çok üzerinde bir getiri sağlama vaadiyle.

Sanılanın aksine bu getiri 10 kat - 100 kat değil, en fazla 2-3 kat seviyesinde. Yani S&P ortalama olarak yılda %8-10 civarı getiri sağlarken, en iyi VC’ler %30, ortalama VC’ler de %15’ler civarında kazandırıyor.

Diğer taraftan alttaki tabloda gördüğümüz gibi VC’lerin şöyle güzel bir farkı var. S&P bazı periyodlarda eksiye düşerken, VC’ler 1 yıldan uzun olan tüm periyodlarda mutlaka pozitif getiri sağlamayı başarıyor. Bu da aslında “parası olan insanlar neden VC’ye para veriyor?” sorusunu cevaplayan bir istatistik.

Ana Fikir #8

Ama bizim girişim satış haberlerinde duyduğumuz 100 kat - 1000 kat getiri sağlama konusu basit bir algı durumu. Çünkü başarısız olan girişimler yüzünden ne kadar para kaybedildiğinin haberi yapılmıyor.

Tüm bunlara rağmen ortada doğru girişimi bulma meziyeti var. Şimdi bu meziyeti oluşturan üç yeteneğin üzerinde duralım.

  1. Başarı olasılığı yüksek bir yatırım teorisi oluşturabilmek

  2. Kaliteli girişimleri kendine çekebilmek ya da yatırım arayan girişimlere kolayca ulaşabilmek

  3. Girişimleri doğru değerlendirebilmek

Birinci maddenin içeriğinde şu yetenekler var; Gelecekte yüksek getiri sağlayabilecek sektörleri belirleyebilme, hangi miktarla yatırım yapılacağı, hangi aşamadaki girişimlere yatırım yapılacağı, çıkış stratejisinin ne olacağı, iyi pazarlık yapma, girişimi en ucuz değerleme ile yatırım yapabilmek ikna gücü gibi gibi.

İkinci madde içinde; Geniş ve sağlam bir networke sahip olma, girişimlere değerli mentorlük ve destek sunabilme, girişimcilerle geçmiş ilişkilerinde tavsiye edilen bir yerde olma ve en önemlisi de büyük başarılara imza atmış olabilme var.

Son maddede de objektif ve analitik bir girişim puanlama sistemi kurabilme var. Altta bunun bir örneğini görüyorsunuz.

Ana Fikir #8

Bu bültenin ilk sayısında, yatırımcının hangi alanlara odaklandığını bilmenin, yatırım alabilme açısından ne kadar büyük fark yaratabileceğinden bahsetmiştim. Bu bültende de aslında benzer bir şey söylüyorum. Parasını almak istediğimiz insanlarla empati kurmak gerekiyor. Onların hayatı nasıl, neye bakıyorlar, onlar için başarının tanımı ne?

Eğer böyle bir empati kurabilirsek, bir girişim olarak “başarılı girişim”i oluşturan ana konuları öğrenmiş ve düzeltmemiz gerekenleri buna göre önceliklendirebilmiş oluruz.


Alkışlar 👏 🙌 🙏

Yakın zamanda gözüme çarpan, yaptıklarıyla alkışladığım insanlar, ürünler, fikirler;

  • Melih Birim'in kurucusu olduğu — Airtable alternatifiRetable ProductHunt'ta günün birincisi oldu

  • Birinci Dünya Savaşı temalı Türk oyun Isonzo, Steam FPS Festivali’nde öne çıkan listesine girdi

  • 7 yıldır büyük disiplin ve besleyicilikle bülten yazan, bu bültene başlamam için bana da ilham olan Erman Taylan, Üretim Bandı’nda işinin inceliklerini anlattı

  • Aposto ve Paribu’nun düzenlediği Entrepreneur's Thursday çok keyifli ve besleyiciydi

  • Özbekistan’ın ilk teknoloji unicorn’u Uzum. Getir benzeri bir superapp. Aynı zamanda bir dijital banka.

  • Yusuf Demirci, staj ve ilk işini arayanlar yazılımcıların kendilerini daha fazla duyurabilmeleri için ortak bir Google Sheets oluşturmuş. Yazılımcı arayanların göz atmasında fayda var.


Fatih Kadir Akın’ın Ana Fikir’i 💡

2021’in sonuna doğru Wordle adında basit bir İngilizce kelime bulmaca oyunu viral olmuş, tüm dünya 6 tahminde bulduğu kelimeleri renkli kareler olarak sosyal medyada paylaşır olmuştu.

İşte ilk kez o zaman tanıdım Fatih Kadir Akın’ı. Işık hızıyla bu oyunun Türkçe versiyonunu yaptı. Ofiste arkadaşlarla “Vay be helal olsun adama, şak diye yapmış” diye konuşurken Bundle, Fatih’in oyununu aldı ve tüm Türkiye, yaşlı genç bu oyunu Türkçe oynamaya başladı. Şurdan hala oynayabilirsiniz.

Sonra 2023’te ChatGPT patladı. Fatih büyük fırsatı gördü ve yine ışık hızıyla github’da “Awesome Chatgpt Prompts”u yayınladı, üzerine bir de kitap yazdı. Bu konuda tüm dünyada referans gösterilen bir insan haline dönüştü.

Benim için trendleri fırsata dönüştürme zekası açısından bir numara olan, acayip takdir ettiğim arkadaşımdır.

Paylaşmak istediği ana fikir benim de yüzde yüz katıldığım, çok iyi bir içgörü. İlişkilerdeki şeffaflık üzerine;

Şeffaflığın ideal bir dozda olması gerektiği benim için zor yollarla öğrenilmiş bir ders oldu. Nerde, kiminle olursak olalım, şeffaflığın, dürüstlüğümüzün bir emaresi olarak parladığını gördüm. Ve bu hayatımızın her alanına pozitif etki sağlıyor ama dozunun doğru ayarlanması önemli. Tamamen ketum olmak nasıl çekingenlik ve toksiklik yaratıyorsa, tamamen şeffaflık da iletişimi zedeleyebiliyor aslında. Doğru oranda verilmiş şeffaflık yemeğin tuzu gibi ve insanlarda bu lezzet “samimiyet”, “dürüstlük” ve “farkındalık” olarak hissediliyor ve güven kazanıyorsunuz. İdeal şeffaflığın dozunu ilk anda bulmak zor olabiliyor ama her işte olduğu gibi, sürekli pratik yaparak o lezzeti elde edebiliyoruz.

Sıradaki yazılar