Ana Fikir #10

Tasarım Sektörünün Geleceği? 🖌️
18 yıl önce kurulmuş, hiç yatırım almadan 1 milyar dolar değerlemeye kadar ulaşmış hazır tasarım pazaryeri Envato’yu Shutterstock 245 milyon dolara satın almış. 4’te bir fiyatına. Neden acaba diye merak etmeden yapamadım.
Cevabı çok basit aslında. Ölecek ya da başkalaşması gerekecek sektörlerden biri stok fotoğrafçılığı, hazır tasarım objeleri, vektörler, temalar vs...
Şu an bile bir sürü yapay zeka ürünü "Şöyle bir fotoğraf/logo/app istiyorum" isteğine anında fotoğrafla, tasarımla cevap verebiliyor. Buna rağmen Shutterstock, Envato gibi çok benzer bir şirketi neden satın alır ki?
Tasarım sektörünün geleceği üretgen yapay zekada. Bu alanda yatırım yapmak isteyen bir şirketin UIzard, Flair, Artiphoria gibi girişimlerle yakından ilgilenmesi daha mantıklı olurdu.
Gerçi bu satınalmanın tetikleyicisi Shutterstock olmayabilir. Envato, gelecekten korkup yelkenleri suya indirmiş ve çok ucuz bir fiyata kendini satılığa çıkarmış büyük ihtimal. Değerinin düşeceğini öngörüp satmak ve o para ile potansiyeli yüksek işlere girişmek gayet mantıklı.
Daha önce bu bültende yazılım geliştirici arkadaşların mesleklerinin büyük tehlikede olduğundan ve nasıl bir dönüşüme girmeleri gerektiğini düşündüğümden bahsetmiştim. Gördüğünüz gibi tasarımcı arkadaşların işleri de tehlikede. Aranızda tasarımcı arkadaşlar varsa, o sayıdaki tavsiyeler aynen sizin için de geçerli. Yapay zeka karşısında hepimiz bir hayli savunmasızız sanırım.
İki yıl önce, uzman öngörüleri yapay zekanın hiçbir zaman yaratıcı olamayacağı yönündeydi. Bu yüzden tasarım, sanat ve benzeri yaratıcılık gerektiren işlerin ileride gözde meslekler haline geleceği konuşulurdu. Görüyoruz ki artık bu kanı yanlışmış.
Yukarıdaki şahane kazağı yapay zeka tasarladı mesela. Şaşırtıcı değil mi?
2 Haftada Komplo Gerçeğe Mi Dönüştü!? 👁️⃤
Yıllar önce falan değil, daha iki hafta önce, 8. sayıda, “Ya Google eski Web’i öldürürse” diye komplo teorileri ortaya atmıştım. Komplonun gerçeğe dönüşmesinin bu kadar hızlı olabileceğini düşünmemiştim.

Google, Twitter hesabından “Artık, Chrome’un arama kutusundan Gemini’yi kullanabilirsiniz” şeklinde bir tweet yolladı.
Açıklamanın videosunda, arama yerine Gemini’ye bir şeyler soruyoruz ve karşımıza website linklerinden — ve hala Google’ın ana gelir kalemi olan, reklamlardan — oluşan klasik bildiğimiz sonuç sayfası yerine, içerik olarak sadece Gemini’nin verdiği cevabın olduğu bir sayfa çıkıyor.
Şimdi tahmin edelim; Google da salak değil afedersin, gelirini bir çırpıda çöpe atmaz. O zaman, o boş gördüğümüz sayfaya reklam yedirmeleri gerekecek? Reklamlar cevabın içinde mi olacak? Bunu kotarması pek kolay değil. Cevabın kalitesi ya da inandırıcılığı düşer. Hem zaten bir cevaba en fazla kaç reklam koyabilirsin ki? Şu an her sayfada 6 reklam görüyoruz.
Yoksa, cevaptan bağımsız kenarda, altta, üstte mi olacak reklam? Ya da mobil oyunların “Para ver reklamları kaldırayım” taktiğini mi kullanacaklar? Gemini’yi aramada kullanma özelliği ücretli mi olacak?
Tam da bugün, Google’ın aramadan sorumlu ürün müdürü olmak isterdim. Ne zor ve ne zevkli bir sorun 😍 Bu sorunu gelirleri negatif etkilemeden, aynı zamanda kullanıcıyı da memnun ederek nasıl çözeceksin?
Bu arada, o taktiği uygulayan bir arama motoru girişimi var; Kagi. “Ayda 10 dolar ver, arama sonuçlarını reklamsız göstereyim” diyor.
Ölmüş Teknolojilerin Bile Alıcısı Vardır 📠
Girişimin başarılı olup olamayacağını — bir sürü para/zaman yatırımı yapmadan — bilmek inanılmaz değerli.
Çoğu zaman bu gerçeği unutup, başka heyecanlara kapılıyoruz. İsmimizin yanına “Girişimci” yazmak havalı görünüyor. Ya da kurumsal kimlik yaratmaya çalışırken aylar harcıyoruz. Daha doğru dürüst satış yokken şirket kültürü yaratmaya çalışıyoruz…
Yani, ilk adım olarak tek odağımızın "Doğru kitleyi, doğru mecrada bulmak" olması gerektiğini atlıyoruz. Marc Andreessen bunun ne demek olduğunu çok iyi anlatır. Steve Blank de ürün-pazar uyumunu yakalamanın yöntemini “The Four Steps to the Epiphany” kitabında şahane tariflemiştir.
Diğer taraftan, “Ürün-pazar uyumu” gibi popüler girişim terimleri ve kalıp çerçeveler de tehlikeli. Çünkü her ürünün alıcısı, her ürünün zayıf yönleri benzersiz.
İki binli yıllarda yayınlanan sabah programlarına maruz kalmış olanlar çok iyi hatırlar; izleyiciler programa mesaj yollamak için fax atarlardı. Sunucular da faxla gelmiş kalpli, şiirli, abartılı övgüler dolu mesajları okurlardı. O zamanların sosyal medyası işte 🤭
Çoğunuz bu aletin ne işe yaradığını unutmuş bile olabilir. Ölmüş bir teknoloji diye düşünebilirsiniz ama yanılıyorsunuz.
Şu an milyonlarca kişi hala bu teknolojiyi kullanıyor. Hatta app store’larda yüzlerce farklı FAX uygulaması var. Bir gözatın şuradan.
Ve inanmayacaksınız belki ama bu uygulamalar milyon dolar gelirler kazanıyor. Nereden biliyorum? Çünkü ben de o uygulamalardan birini geliştiren, yöneten, pazarlayan biri olma deneyim fırsatını yakalayanlardanım.
Mesela, Fax ürünü için doğru kitleyi bulmaya çalışırken, her türlü kültür kodu ile dünyanın geri kalanıyla acayip ayrıştığını bildiğimiz Japonya'da email yerine fax yollamak daha onurlu bir davranış olduğunu öğrenmiştim. İmzanın dijital halini değersiz buluyorlar ve elleriyle attıkları imzayı faxlamak adeta bir görgü kuralı.
Gerçekten de kültür, pazarlama, satış ve konumlamada çok güçlü bir etken.
Sözün özü şu; başarılı olacak şey yalnızca ürünün kendisi değil. Ne kadar yüksek teknoloji kullandığı ya da ne kadar estetik gözüktüğü de değil. Önemli olan minimum maliyetle en fazla sayıda müşteriyi kazanabileceğin doğru yolu bulabilmek ve bunun için herkese aynı şeyi söylemek yerine kültür kodlarına kadar derinleşmek gerek.
Alkışlar 👏 🙌 🙏
Yakın zamanda gözüme çarpan, yaptıklarıyla alkışladığım insanlar, ürünler, fikirler;
-
Apple, kendi app’leri için kullandığı tasarımları Figma’da tekrar kullanılabilir bir şekilde yayınlamış
-
"Az kişi biliyordur ama bence şahane bir app" listesi
-
Bu cumartesi, Adapty ve Hubx, İzmir’de “App Founders Meetup”ı gerçekleştirecekler. Şirketi İzmir Bilişim Vadisi’nde kurulmuş, İstanbul’da yaşayan bir Aydınlı olarak ben de oradayım 😉
Kevin Kelly'nin Ana Fikir'i 💡
Derin makaleleri, yazdığı etkili kitaplarla teknoloji dünyasına yön veren en önemli isimlerden birisi Kevin Kelly. Wired gibi sektördeki herkesin takip ettiği efsane derginin kurucu editörlerinden. “1000 Gerçek Hayran” gibi birçoklarına ilham olmuş farklı bakış açılarının sahibi.
68 yaşında, çocuklarına hediye olması amacıyla “Excellent Advice for Living” adlı kitapta 68 tane tavsiye vermişti. Keşke ben çocukken biri bana bu tavsiyeleri vermiş olsaydı fikrinden yola çıkmıştı.
Şimdi 73 yaşında ve bu tavsiyelerine 101 tane daha eklediği bir makale yayınladı. Gerçekten çok vurucu. Mutlaka okuyun.
Bu tavsiyelerden, bugünki bana en çok sesleneni bu bültenin Ana Fikir’i olarak paylaşmak istiyorum.
Hayatın amacının ne olduğuna karar vermek gibi kocaman bir şeyle uğraşmayı bırak. Gelecek 2 yıl içinde ne yapmak istiyorsun onu seç yeter.


